4 Mart 2012 Pazar

paldır küldür içeri girdiğini duydum. kapıyı açtı. "tanrım yine mi?" dedi. başımı klozetten güçlükle kaldırıp ona baktım. halime acımış olacak ki yüzündeki kızgın ifade bezginliğe dönüştü.yavaşça yanıma diz çöktü. ince parmaklarını yağlı saçlarımda gezdirdi.sonra "haydi" dedi "bir duş alalım"..bu yüzden seviyordum onu. "seni duşa sokalım" ya da "bir duş al" dememişti. en boktan durumlarda bile paçalarını sıvamadan dalardı yanıma. kolumun altına girip gövdesiyle destekleyerek beni ayağa kaldırırdı.üzerindekileri yumuşakça sıyırdı. yakasına biraz kusmuk bulaşmış ve terden kokuşmuş gömleğimin düğmelerini açtı. kemerimi çözüp lekeli pantolonumu indirdi. çıplaktık. suyu açtı. ılıktı su. saçlarından akan damlaları izledim. dudaklarının arasında biriken suyu dudaklarını sıkarak taşırmasını izledim. ağzını açıp derin bir nefes almasını dinledim şırıltının sesiyle beraber. biraz sıcağa çevirdi suyu. sıcağı severdi ben genelde soğuk suyla ayılırdım. gece uyumadan önce değil sabah işe gitmeden önce duş alırdım rahatlamak için değildi. gevşeme ihtiyacımı altılı birayla giderirdim genelde. kollarımı kaldırıp dokunmak istedim ona fakat yorgundum halsizdim. yapamadım. izledim sadece..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder