paldır
küldür içeri girdiğini duydum. kapıyı açtı. "tanrım yine mi?" dedi.
başımı klozetten güçlükle kaldırıp ona baktım. halime acımış olacak ki
yüzündeki kızgın ifade bezginliğe dönüştü.yavaşça yanıma diz çöktü. ince
parmaklarını yağlı saçlarımda gezdirdi.sonra "haydi" dedi "bir duş
alalım"..bu yüzden seviyordum onu. "seni duşa sokalım" ya da "bir duş
al" dememişti. en boktan durumlarda bile paçalarını
sıvamadan dalardı yanıma. kolumun altına girip gövdesiyle destekleyerek
beni ayağa kaldırırdı.üzerindekileri yumuşakça sıyırdı. yakasına biraz
kusmuk bulaşmış ve terden kokuşmuş gömleğimin düğmelerini açtı. kemerimi
çözüp lekeli pantolonumu indirdi. çıplaktık. suyu açtı. ılıktı su.
saçlarından akan damlaları izledim. dudaklarının arasında biriken suyu
dudaklarını sıkarak taşırmasını izledim. ağzını açıp derin bir nefes
almasını dinledim şırıltının sesiyle beraber. biraz sıcağa çevirdi suyu.
sıcağı severdi ben genelde soğuk suyla ayılırdım. gece uyumadan önce
değil sabah işe gitmeden önce duş alırdım rahatlamak için değildi.
gevşeme ihtiyacımı altılı birayla giderirdim genelde. kollarımı kaldırıp
dokunmak istedim ona fakat yorgundum halsizdim. yapamadım. izledim
sadece..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder