3 Mart 2012 Cumartesi

kurşuni bir öpüş doluyordu gözlerime
hava yorgundu nemden
gözlerinin tatlı bir şıpırtıyla
kapanıp açıldığını hayal ettim
sonra bir kez daha
gelen baharla ısıtan güneşin altında
beyaza çalan
buğday gözkapaklarını
göğe teslim ettin
başını geriye atarak
kahverengi kirpiklerinin
siyah gölgelerine saklamıştım kendimi
seni istediğim vakitler öğrendim
intihar düşüncesini
geriye attığın başın
boynuna ağır gelmeye başlayınca
oynattın kafanı sağa sola
ve gölgeler yalayıp geçti yüzünü
tadına aşina olmak için yanıp tutuştuğum
dudaklarını düşündüm sonra
sensizliğin metalik tadı
söylediğim şarkılara dolandı da
girdi kanıma
henüz yaz olmadığını
esen ılık bir rüzgarla hatırlattı hava
sesine değen rüzgarın ardından koştum
sana dokunabilmek için
hatırlarken ağlamaktan
kabuğunu  soyarken
kanatmaktan korktuğum bir yaraydın sen
kurşuni bir öpüş doluyordu gözlerime
sanırım uğraşmayı bıraktığım
intihar düşüncesi
çalmıştı kapımı yine
ve ben bütün düşüncesizliğimle
onu içeri davet etmiştim
hayal etmeye devam etmiştim
işte seni öyle sevmiştim
son nefesimi verirken
ille de sen demiştim
kurşuni bir öpüş doluyordu gözlerime
seni görüyordum
sana yürüyordum
nihayet bitiyordu hasret
kurşuni bir öpüş dolduğundan beri
gözlerine

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder