22 Mart 2012 Perşembe


Çocukluğumu bir trenin açılmayan camında bıraktım
Issız sokaklarında oynadığım şehrimin denizlerinde…
Yalnız kendiyle savaşan anarşizminde ülkenin
Okumamam gereken kitaplardan öğrendim sevmeyi
Dizlerimin yaralarını yüzümün karalarına yeğlemeyi

Çocukluğumu öğretmenimden yediğim cetvel darbelerinde hatırladım
Kalabalık bahçesinde oynadığım gönlünün denizlerinde…
Yalnız kendiyle savaşan anarşizminde ülkenin
Girmemem gereken gönüllerden öğrendim gitmeyi
Gözlerimin yaşının yüzümün karasını yıkadığını

Çocukluğumu patlattığım toplardan birinde bıraktım
Tekdüze oyunlarında oynadığım aklımın derinlerinde
Yalnız kendiyle savaşan anarşizminde ülkemin
Bilmemem gereken gerçeklerden öğrendim alışmayı
Gözlerimi kapamanın ölümün karasını yâd ettiğini

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder